Herkez gideR mi
Herkez gideR mi - Sohbetdesin.Com Paylaşım Plartformu..
Sohbetdesin.Com Paylaşım Plartformu..

 

Go Back   Sohbetdesin.Com Paylaşım Plartformu.. > > >


Etiketlenen üyelerin listesi


Konu Bilgileri
Kısayollar
Herkez gideR mi
Konu Basligi
Herkez gideR mi
Cevaplar
1
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
338
Önceki Konu
önceki Konu

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-29-18, 18:32   #1
qRi
Avatar Yok

Sohbetdesin Forum - Chat ve Sohbet Forum Sitesi.
Üye No: 553
Üyelik tarihi: Apr 2018
Üye Grubu: Banlı Üye
Mesajlar: 0
Konular: 305
Şube: İzmir Şubesi
İlişki Durumu: İlişkisi Yok
Ruh Hali:  Depresyonda
Tuttuğu Takım: Herkez gideR mi

Level: -INF [♥ Bé-Yêu ♥]
Paylaşım: NAN / -INF
Güç: -INF / -INF
Tecrübe: NAN%

Teşekkürler: 230
102 Mesajına 144 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 0
REP Seviyesi : qRi is an unknown quantity at this point
Standart Herkez gideR mi

Biliyorum, herkes gider benden bir şekilde. Ben de giderim herkesten. Arkama bile bakmam çoğu zaman. Arkada bıraktıklarımın beni acıya boğacaklarını bilirim. O yüzden benden gidenler de dönüp arkalarına bakmazlar. Bilirler ki, ben de onları acıya boğarım yokluğumla.

Bu yüzden yüz yıllık, yıkılmak üzere bir ev gibi hissederim kendimi. Bakmadan duramazsınız bana ama baktıkça da içiniz acır. Ne zaman yıkılacağımı merak edersiniz. Bana bakıp hayaller kurarsınız. Kim bilir ne hayatlar yaşanmıştır içimde. Acılar, sevinçler, mutluluklar, buruk aşklar, ölümler, doğumlar. Hepsi benim içimde olmuştur ve siz bunu sadece hayal edebilirsiniz. Bütün yaşanmışlıklarımla dururum karşınızda. Belki biraz yıkık, belki boyalarım dökülmüş, belki ağır hasarlı... ama karşınızdayım işte. Yarın yine önümden geçerken beni göreceğinizi bilirsiniz ya da bildiğinizi düşünmek istersiniz. Her önümden geçişinizde yeni bir yönümü keşfedersiniz. Belki daha önce fark etmediğiniz bir penceremi, belki bodruma açılan, menteşeleri paslanmış, ahşapları yıkılmak üzere olan kapımı fark edersiniz.

Hepiniz beni onarmayı, yeniden yaşanabilir hale getirmeyi hayal edersiniz. Beyninizde ve kalbinizde yeniden şekil verirsiniz bana. Ama yine hepiniz bir kaç dakika sonra sıyrılırsınız bu hayallerinizden. İçimi hiç görmemişsinizdir bile. Odalarım, koridorlarım, salonlarım... onlar benim sırlarımdır. Siz bunları hiç göremeyeceksiniz. Sadece dış cephemdeki döküntüleri görebileceksiniz. İçimin yıkıntılarını, tozlu zeminlerini, küften ve rutubetten çatlamış duvarlarımı, ruhumun solmak üzere olan renklerini sadece ben biliyor olacağım. Çünkü, beni var edenler çoktan öldüler. Duvarlarım boyanmayalı on yıllar, çatlaklarım onarılmayalı bir ömür oldu. Çoktandır bahçemde oyun oynayan çocukların cıvıltısı yok. İçimden neşeli bağırışlar, hüzünler, kavgalar, acılar yükselmiyor artık. Sadece büyük ve loş bir sessizliğe mahkum oldum. Beni var edenlerin içimde beslediği çiçekler yıllar önce soldular, kurudular ve sessizce geçip gittiler içimden. Duvarımdaki resimler soldu, anılar birer hüzün dalgası halinde gezinip dolaşıyorlar içimde.

Duvarların dili olsa da konuşsa derler. Aslında dili vardır duvarların, eşyaların, evlerin ve konuşurlar. Sadece siz duyamazsınız onların sözlerini. Ne yanınlar anlatırlar size, ne hayatları fısıldarlar kulağınıza ama duymazsınız. Anılarım çocuklarımdır benim. Hiç ölmeyecek çocuklarım. Ben var olmaya devam ettikçe duvarlarımda gezinen yavrularım olarak kalacaklar. Hiç biriniz duymayacaksınız anılarımın seslerini. Sadece bana duyuracaklar seslerini ben var oldukça. Ben yıkılınca anılarım da benimle birlikte hiçliğe adım atacaklar. Hiçliğe adım atanların yok olduklarını sanmayın sakın. Onlar yaşamaya devam ederler, hiçlik denen bilinmezliğin içinde dolanır dururlar.

Hepinizden uzundur ömrüm. Hepinizden çok yıpranmış olsam da, hepinizden çok yaşarım ben. Sizler, evet sizler benim önümden geçip giden kaçıncı nesil olduğunuzu bilseniz şaşırırsınız. Her neslinize ayrı bir yüzümü gösterdim ben. Yaşlandıkça, yıprandıkça yüzüm de değişti. O yüzden hepiniz beni ayrı tanırsınız. Kiminiz için bahçesi aşılmaz duvarlarla kaplı, güçlü ve kendini beğenmiş bir konak, kiminiz için de fiske atsanız yıkılacak bir harabeyim ben. Ama hepiniz beni istersiniz. Bir şekilde istersiniz. Beni eski şatafatlı halime döndürmek istersiniz. Yanmış, yıkılmış parçalarımı yenilemek, yepyeni bir ev haline getirmek istersiniz beni. Oysa o zaman ben, ben olmam. Bambaşka bir ev olur çıkarım. Mutlu olamazsınız benim içimde. Ben bu yıpranmışlığımla, bu yıkılmışlığımla benim.

Farelerim; hani batan gemiyi ilk önce terk ettikleri söylenen farelerim. Onlar beni hiç terk etmediler. Kimler geldi, kimler geçti ama onlar hep benimleler. Hala koşuşurlar içimde. Bahçem onlarla doludur. Size iğrenç gelir farelerim ve belki de sırf bu yüzden girmeye korkarsınız içime. Ama onlar benim sadık dostlarımdır. Yalnızlığımı paylaşırlar. Küçücük ayakları ile, içimde duymaya hasret kaldığım ayak izlerinin hasretini dindirmeye çalışırlar. Kimi zaman duvarlarımı kemirdikleri, ahşaplarımı tırmaladıkları olur. Ama hanginiz sevdiklerinize zarar vermiyorsunuz ki? Ne kadar zarar da verseler, onlar benim bir parçamdır. Onlarsız ben yalnızım. Onlar benim içimde nefes yegane canlılarımdır.

Gece çeker sonra sonra şehre. Hepiniz evlerinize çekilirsiniz. Hepiniz evlerinden sarı, beyaz ışıklar yansır sokağa. Sokağa yansıyan ışıklarınızın arkasından bakarsınız bana. Gece karanlığında ürkütücü gelirim size. Korku hikayeleri uydurursunuz benimle ilgili. Gündüz korkmadan geçerken benim önümden, geceleyin korku ile bakarsınız bana. Rüyalarınıza girerim kabus olarak kimi zaman. Ama bilmezsiniz ki, ben de korkarım içimdeki karanlıktan. Çünkü, her an bir yerlerden geçmişin bir hayaleti çıkar. Dolanır durur içimde. Dokunsam dokunamam, kaçsam kaçamam. Öyle izlerim dolanmalarını. Ve gece usul usul yerleşir içime. Sessiz, karanlık, korkutucu bir yer haline gelirim. Hem sizi hem de kendimi korkuturum.

En çok da Güneş’in doğuşunu severim. Hepiniz uykudayken viran bahçemden seyrederim güneşin doğuşunu. Işık olur ruhuma. Bahçemde bitmiş ayrık otları canlanır, ruhum sükuna erer. Bir günün daha doğuşunu görebildim derim kendime… Bir günün daha doğuşunu görebildim. O zaman hayat daha bir güzel görünür gözüme. Bahçemdeki, benden bile daha yaşlı olan çınar ağacına bir selam çakarım. Dalındaki kuşlar da bana ötüşerek selam verirler. Çınar ağacı rüzgarda hafifçe dallarını eğerek bana selam verir.

En sevdiğim yerim, bahçemde yıllardır susuz duran ama yağmurlar yüzünden yosun tutmuş küçük süs havuzumdur. Öyle mahsun, öyle eski ve öyle hüzünlü durur ki, acı bir masalın içinden çıkıp da gelmiş gibi durur öyle bahçenin ortasında. Hemen yanındaki yaşlı çınar ağacının dallarından süzülen ışıkta bakılmaya doyulmaz olur. İşte o zaman küçük ve bakımsız, harap bahçem büyülü bir bahçe olur çıkar. Gerçekten görmeyi bilenler için müthiş sırların gizlendiği büyülü bir bahçe. Kimi zaman bir serçe konar havuzumun kenarına. Hep aynı ümitle ağzını havuzda suyun olması gereken yere götürür. Ama her seferinde aynı hayal kırıklığı. Serçeler’in hiç vazgeçmediklerini biliyor muydunuz? Her seferinde hayal kırıklığı yaşayacakları halde, her seferinde denerler. Önce umutlu seslerini duyarım, sonra bahçemin içinde kanat çırpıp, zarif bir şekilde havuza konuşlarını… Umutla gagalarını havuzun içine uzatırlar ve başlarını kaldırdıklarında hep aynı hayal kırıklığı ve hüzün dolu bakışları yakalarım gözlerinde. Ama bilirim, yine gelecek… hep gelir çünkü. Başka türlüsü mümkün değildir. Serçelerin ruhlarında terk etmek yoktur.

Üşürüm kimi zaman. Yıkılmış, parçalanmış yerlerimden, kırık camlarımdan soğuk girer içime. İçimde acımasız bir fırtına gibi dolaşır rüzgar. Her zerremde hissederim soğuğu. Çünkü soba yanmaz artık içimde. Geçmişte kalmıştır kış günlerinde sobanın verdiği tarifi imkansız sıcaklık. Üşüdükçe sessiz sessiz titrerim. Hiç biriniz görmezsiniz titremelerimi.

Kırık dökük eşyalar ile doludur içim. Her biri başlı başına bir anı olan eşyalarla. Tuşlarının çoğu dökülmüş, kalanları ise çürümüş, ayakları eskimiş bir piyano durur bir köşemde. Hemen karşısında eski bir pikap. İğnesi kim bilir ne zaman kaybolmuş ve sonsuza dek susmuş. Yerde bir halı. Yırtık pırtık saçakları sadece farelere oyuncak olma görevini gören çaresiz bir halı. Her yerim kırık cam parçaları ile dolu. Kırık camların, evlerin de canını acıtabildiklerini bilir miydiniz? Kırık camlar, kimsesiz evlerin ruhlarına batar. Ve tedavi edecek kimse de yoktur o yaraları. Kendi kendilerine kapanır o yaralar ve kapanan her yaranın bir izi kalır evlerin ruhunda. Her yara izi bir anı, her anı bir hüzün ekler içimdeki kasaya.

Sanmayın ki ben hep böyleydim. Öyle zamanlar yaşadım ki… Öylesine neşeli, öylesine canlı, öylesine mutlu ve kimi zaman öylesine acı. Doğum sevinçleri gördüm, misafir ağırlama telaşlarına şahit oldum. Beni bir bebek gibi koruyup kollayan insanlarım oldu. Duvarlarım, odalarım pırıl pırıl yaşadım on yıllarca. Evin babasının tatlı sert kızmalarını, evin kızının çocuksu şımarıklıklarını gülümseyerek izledim. Evin kadını misafir ağırlayacakken ben de onunla beraber telaşlandım. Açlıklarını gördüm o insanların, ekmeksiz kalışlarında acılarını yüreğimde hissettim. Benimle konuştuklarını, beni sevdiklerini hissettim. Benim içim hep böyle boş değildi. Ne zaman ki, içimde yaşayan son insanlar da öldü, o zaman ben de yalnızlığın içerisine hapsoldum. Tam da o güne rastlar içimdeki çiçeklerin solmaya başlaması...
qRi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
qRi Kullanıcısına Bu Mesajı için Teşekkür Edenler:
Teko (07-29-18)

qRi Kullanicisinin Son 5 Konusu
Baslik Kategori Son Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj
Hiç? Sevgini Haykır erşat 1 306 01-06-19 02:04
tedi tütü it Fıkra qRi 0 274 01-04-19 22:06
sınıf hatırası Fıkra qRi 0 255 01-04-19 21:49
KadinLaR Sevgini Haykır qRi 0 303 01-04-19 20:31
Charlie Chaplin Yaşanmış Gerçek Hikayeler qRi 0 344 01-04-19 20:21

Alt 07-29-18, 18:36   #2
Teko
Avatar Yok

Sohbetdesin Forum - Chat ve Sohbet Forum Sitesi.
Üye No: 596
Üyelik tarihi: Apr 2018
Üye Grubu: Üye
Mesajlar: 0
Konular: 2403
Şube: Antalya Şubesi
İlişki Durumu: Karmaşık
Ruh Hali:  Arastirmaci
Tuttuğu Takım: Herkez gideR mi

Level: -INF [♥ Bé-Yêu ♥]
Paylaşım: NAN / -INF
Güç: -INF / -INF
Tecrübe: NAN%

Teşekkürler: 71
210 Mesajına 245 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 0
REP Seviyesi : Teko is an unknown quantity at this point
Standart

@qRi paylaşım için teşekkür ederim

___________________________________________

Yeni dostLukIar anca "Satmakla"başLar.
Teko isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ama, ben, bir, içimde, zaman


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

(View-All Konu Okunma Sayisi : 5
Carpediem, KeLebekK, Mila, qRi, Teko
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Var
Mesaj Yazma Yetkiniz Var
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Can Yüce & Aklım Gider Aklına Rebel Yerli Klipler 0 10-19-18 18:39
Gidenler Gider de Kalanlar Ne Yapar? ReyyAn Aşk ve Sevgi 0 09-19-18 02:06
Suya gider allı gelin.. Mila Yerli Klipler 0 09-08-18 13:18
Fenerbahçe'de ederini bulan gider! Teko Fenerbahçe 0 06-17-18 12:56
Can Yüce - Aklım Gider Aklına mCx Yerli Klipler 0 05-05-18 00:18


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:09.

Forum Yasal Uyarı

Kuruluş : 2013
2013 - "Sohbetdesin Forum" her hakkı saklıdır.

Site Sahibi, by DarK
Sohbetdesin Forum, en iyi Mozilla Firefox ile dolaşılır.
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan sohbet forum Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. sohbet forum hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde sohbet forum yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır.



Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.