Düşünüyorum öyleyse özgürüm! - Sohbetdesin.Com Paylaşım Plartformu..
Sohbetdesin.Com Paylaşım Plartformu..

 

Go Back   Sohbetdesin.Com Paylaşım Plartformu.. > >


Etiketlenen üyelerin listesi


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Düşünüyorum öyleyse özgürüm!
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
237
Önceki Konu
önceki Konu

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-19-18, 15:06   #1
KeLebekK
KeLebekK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Sohbetdesin Forum - Chat ve Sohbet Forum Sitesi.
Üye No: 655
Üyelik tarihi: Jul 2018
Üye Grubu: Üye
Mesajlar: 0
Konular: 490
Şube: Ankara Şubesi
İlişki Durumu: İlişkisi Yok
Ruh Hali:  none
Tuttuğu Takım:

Level: -INF [♥ Bé-Yêu ♥]
Paylaşım: NAN / -INF
Güç: -INF / -INF
Tecrübe: NAN%

Teşekkürler: 47
113 Mesajına 180 Kere Teşekkür Edildi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 0
REP Seviyesi : KeLebekK is an unknown quantity at this point
Standart Düşünüyorum öyleyse özgürüm!

Özgürlük adı gibi uçsuz bucaksız, başı sonu olmayan bir yolculuk. Özgürlüğü tanımlamak belki zor ama özgürlüksüzlüğü tanımlamak kolay…

Bu dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren özgürlüğümüz çalınmıştır bir kere bizden. Özgür ruhumuz bir bedene hapsolmuştur artık. O andan itibaren göz alıcı yansıtmalara maruz kalırız. Doğduğumuz dünya öylesine tacizkar, öylesine dayatmacı ve öylesine baskıcıdır ki, üzerimize sorgusuz sualsiz giydiriverir kendi bildiklerini…

Ailemizin, çevremizin bizimle ilgili hayalleri, idealleri, ileride ne olacağımıza dair beklentileri, umutları, bizimle ilgili bakış açıları ve bizim için hazır ettikleri bir kimlikleri vardır. Doğduğumuz andan itibaren öylesine yoğun bir yansıtma altında kalırız ki, büyüdüğümüzde artık kendimizi bu yansıtmalardan dikilmiş kalın bir giysinin içinde buluveririz. Özgürlük ise artık içerilerde bir yerlerde kendini korumaya almıştır sessizce…
Üstümüze dikilen giysiler çeşit çeşit, rengârenktir.
Kariyer, aile, evlilik, din, para, zenginlik, sahip olduklarımız… hepsi giydiğimiz renkli giysilerdir. Çoğu zaman önümüze hazır konmuşlardır, alır ve giyeriz fazla sorgulamadan. Konforludur, sıcaktır, koruyucudurlar. Dış dünyadaki varlığımızı belirlerler. Bize bir konum sağlar ve biz bu giysiler içerisinde varlığımızı ifade etmekten memnun olduğumuzu zannederek bir ömür geçirebiliriz. Kendimizi o giysi zannetmek çok rahatlatıcıdır çünkü sesini kesip, içeriye hapsettiğimiz o özgürlüğün arayışını sonlandırırlar. Cevaplar oradadır işte, ne gerek vardır hayatı daha fazla karmaşıklaştırıp, zorlaştırmaya, çıplak kalıp üşümeye. Hepsinin belli kuralları, kaideleri vardır, onlara uyduğumuz sürece bizi ısıtmaya korumaya devam ederler.

Giysilerimizin içinde kendimizi ne kadar güvende hissetsek de, yine de içerilerde bir yerlerde çıplak kaldığımızda inceden inceye o içerideki sesin çığlıklarını duyarız. Düşüncelerimizle baş başa kaldığımızda…

İndigo Dergisi

AnasayfaSayılarSayı: 141
Melisa Gülsün Özmen in AraştırmaGündemPolitikaPsikolojiSayı: 141 On 28 Haziran 2017
Düşünüyorum öyleyse özgürüm!


Bildirimlere abone ol
Özgürlük adı gibi uçsuz bucaksız, başı sonu olmayan bir yolculuk. Özgürlüğü tanımlamak belki zor ama özgürlüksüzlüğü tanımlamak kolay…
Düşünüyorum öyleyse özgürüm martı jonathan livingston


Bu dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren özgürlüğümüz çalınmıştır bir kere bizden. Özgür ruhumuz bir bedene hapsolmuştur artık. O andan itibaren göz alıcı yansıtmalara maruz kalırız. Doğduğumuz dünya öylesine tacizkar, öylesine dayatmacı ve öylesine baskıcıdır ki, üzerimize sorgusuz sualsiz giydiriverir kendi bildiklerini…

Ailemizin, çevremizin bizimle ilgili hayalleri, idealleri, ileride ne olacağımıza dair beklentileri, umutları, bizimle ilgili bakış açıları ve bizim için hazır ettikleri bir kimlikleri vardır. Doğduğumuz andan itibaren öylesine yoğun bir yansıtma altında kalırız ki, büyüdüğümüzde artık kendimizi bu yansıtmalardan dikilmiş kalın bir giysinin içinde buluveririz. Özgürlük ise artık içerilerde bir yerlerde kendini korumaya almıştır sessizce…


Üstümüze dikilen giysiler çeşit çeşit, rengârenktir.
Kariyer, aile, evlilik, din, para, zenginlik, sahip olduklarımız… hepsi giydiğimiz renkli giysilerdir. Çoğu zaman önümüze hazır konmuşlardır, alır ve giyeriz fazla sorgulamadan. Konforludur, sıcaktır, koruyucudurlar. Dış dünyadaki varlığımızı belirlerler. Bize bir konum sağlar ve biz bu giysiler içerisinde varlığımızı ifade etmekten memnun olduğumuzu zannederek bir ömür geçirebiliriz. Kendimizi o giysi zannetmek çok rahatlatıcıdır çünkü sesini kesip, içeriye hapsettiğimiz o özgürlüğün arayışını sonlandırırlar. Cevaplar oradadır işte, ne gerek vardır hayatı daha fazla karmaşıklaştırıp, zorlaştırmaya, çıplak kalıp üşümeye. Hepsinin belli kuralları, kaideleri vardır, onlara uyduğumuz sürece bizi ısıtmaya korumaya devam ederler.

Giysilerimizin içinde kendimizi ne kadar güvende hissetsek de, yine de içerilerde bir yerlerde çıplak kaldığımızda inceden inceye o içerideki sesin çığlıklarını duyarız. Düşüncelerimizle baş başa kaldığımızda…


Düşünmek çıplaklık halidir.
En özgür olduğumuz yalnız ve tek başına olduğumuz, kimsenin bize müdahale etme şansının olmadığı tek yerdir düşüncelerimiz. Bizden başka hiç kimse düşüncelerimizin sınırlarını, şeklini, zamanını belirleyemez ama giydiğimiz giysiler bazen öyle kalındır ki bizi düşünmekten alıkoyabilirler. İçimizde mahpus yatan özgürlüğün en sadık dostu düşünce, en hain düşmanı ise giydiğimiz giysilerdir.

Düşünmek insanı doğadaki diğer tüm canlı türlerinden ayıran bir özellik ama gördüğümüz her insan düşünebiliyor mu gerçekten? Düşünmek için sahip olduğumuz bir beynimiz var ama onu ne kadar etkin kullanabiliyoruz acaba?

Düşünebilmemiz için bize armağan edilmiş insan beyni üç katmandan oluşuyor:

1- Sürüngen beyin
Birincisi beynin en alt bölümünde yer alan hayatta kalma ve temel içgüdülerimizi yöneten sürüngen beynimiz. Tehlike anında kaçma, üreme içgüdüsü, vücut ısısı, soluma, kalp atım hızı kontrolü gibi hayatta kalmamızı sağlayan temel fonksiyonlarımızı yönetiyor.

Domine etme ya da dini, hukuksal, kültürel dogmalar tarafından domine edilme ve bunların kurallarına sorgusuz sualsiz, koşulsuz itaat etme, tapınma, fanatiklik, sabit fikirlilik, hırs, takıntı, içgüdüsel, rutin davranışlar ve alışkanlıklar gibi insanın özgür düşüncesini limitleyip, kısıtlayan özellikler bu beynin fonksiyonlarındandır.

Bu bölüm değişimden hiç hoşlanmaz, bu yüzden davranışlarını değiştirme ihtimali olan her türlü bilgiye kapalıdır. Kan bağı olan ilişkilere meyillidir. Sürüngen beynin hakim olduğu toplumlarda akraba evlilikleri yoğundur. Sürüngen beyin tarafından kontrol edilen ve etki ettiği sistemler eğitim, devlet, askerlik, yargı ve dindir. Sürüngen hayvanlar da yalnızca bu bölüm mevcut.

2- Limbik sistem
İkincisi duygularımızı yaratan limbik sistem. Bu bölüm korku, öfke, nefret, saldırma, rekabet, kıskançlık, yaklaşma, uzaklaşma, endişe, hafıza, ilgi bekleme, açlık, susuzluk, besin arama, annelik duygusu, anne sevgisi, cinsel fonksiyonlar gibi temel dürtülerimizi ve duygu durumumuzu yöneten bölüm.

Hafızayı da yönettiği için duygusal bağ kurduğumuz olaylar da bu bölüm tarafından yönetilir. Ödül-ceza, motivasyon, stres düzeyi, kurala ve ezbere dayalı öğrenme, motor planlama, dikkat gibi fonksiyonlar da bu bölüme aittir. Hayatta isteklerimizi gerçekleştirebilmemizin önünde blokajlar kuran duygusal bağımlılıklarımız ve önyargılarımız da bu bölümün tekelindedir. Bu bölüm memeli hayvanlarda da bulunmaktadır.

3- Neokorteks (sağ ve sol beyin)
Üçüncüsü ise sağ ve sol beyin olarak iki bölümden oluşan neokorteksdir. Bu bölüm yalnızca insanlarda bulunmaktadır ve düşünce işte bu bölüm sayesinde gerçekleşmektedir. Düşünen beyin de denmektedir. Özgür irademizi kullanarak bilinçli kararlar verebilmemiz bu beynimiz sayesinde mümkündür.

Bu bölümde bulunan sol beynimiz dil öğrenme, matematik, mantık, bilim, neden-sonuç ilişkisi kurma ve analitik düşünceden sorumluyken, sağ beynimiz önsezilerimiz, empati, yaratıcılık, sanat, müzik, bütüncül düşünce gibi fonksiyonlardan sorumludur.

Neokorteksin ya da düşünen beynin düzgün çalışıp sağlıklı düşünce üretebilmesi için bu iki bölümün dengeli bir şekilde çalışması şarttır. Eğer ki bu iki bölümden her hangi birisinde dengesizlik meydana gelirse sürüngen beyin ve limbik sistem devreye girip hayatımızın kontrolünü ele geçirmeye başlıyor. Sol beyindeki dengesizlikler sürüngen beyin fonksiyonlarının, sağ beyindeki dengesizlikler ise limbik sistem fonksiyonlarının baskın hale gelmesine neden oluyor ve içgüdüsel ve duygusal kararlar hayatımızı yönetmeye ve kontrol altına almaya başlıyor.

___________________________________________

Aklımdasın . .

https://i.hizliresim.com/qvNEzZ.gif
KeLebekK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

KeLebekK Kullanicisinin Son 5 Konusu
Baslik Kategori Son Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj
Ahmet Kaya ~ (Günaydın annecim) Günün Şarkısı sodeniz 1 359 10-25-18 12:11
Ahmet Kaya ~ (Günaydın annecim) Günün Şarkısı sodeniz 1 293 10-25-18 12:05
Yirmi Beş Ekim Tarihte Bugün Olan Olaylar Tarihte Bugün sodeniz 1 336 10-25-18 11:54
Yirmi üÇ Ekim Tarihte Bugün Olan Olaylar Tarihte Bugün sodeniz 1 494 10-25-18 11:53
CanKan ~ acıların tadındayım Günün Şarkısı KeLebekK 0 354 10-24-18 12:54

Cevapla

Etiketler
beyin, bir, bölüm, sürüngen, öylesine


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

(View-All Konu Okunma Sayisi : 1
KeLebekK
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Var
Mesaj Yazma Yetkiniz Var
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kenan Sipahi: ‘İyi yolda olduğumuzu düşünüyorum’ Teko Beşiktaş 0 10-07-18 20:12


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:51.

Forum Yasal Uyarı

Kuruluş : 2013
2013 - "Sohbetdesin Forum" her hakkı saklıdır.

Site Sahibi, by DarK
Sohbetdesin Forum, en iyi Mozilla Firefox ile dolaşılır.
YASAL UYARI : İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan sohbet forum Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. sohbet forum hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde sohbet forum yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır.



Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.